9 Mart 2015 Pazartesi

VALİDEBAĞ KORUSU VE İDEALTEPE 50. YIL PARKI
Arif Atılgan

Validebağ Korusu: 1853 yılında Abdülaziz kız kardeşine şimdiki Altunizade’deki Validebağ Korusu’nda bir kasır inşa ettirmişti. Mimar Nikogas Balyan’ın eseri olan bu bina Cumhuriyet’in ilk yıllarında Yetim Yurdu olarak kullanılmış. 1927 yılında Atatürk zamanın Mili Eğitim Bakanı Mustafa Necati Bey’e bu Kasrın eğitimciler için değerlendirilmesi isteğini bildirmiş. O tarihten sonra gerek bina gerek alan eğitimciler tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Adile Sultan Kasrı sırası ile Sanatoryum, Öğretmenler Hastanesi, Öğretmenevi Kültür Merkezi olarak kullanılmıştır.

Bugün Koru içersinde Adile Sultan Kasrı ve Kültür Merkezi, Validebağ Öğretmenler Hastanesi ve Sanatoryumu, Abdülaziz Av Köşkü, Şevket Atalay İzci Okulu ve İzci Müzesi bulunmaktadır.

                                                                     Validebağ Korusu

Adile Sultan Kasrı’nın içersinde bulunduğu Validebağ Korusu 354 dönümlük büyük bir alana sahiptir. Alan 16/ 7/ 1999 tarihinde 3 Nolu KTVK Kurulu tarafından 1. Derece Doğal SİT Alanı olarak ilan edilmişti. Koru içersinde 15-300 yaşlarında çeşitli türden binlerce ağaç bulunmakta,  bunların arasında 3 adet 250-300 yıllık olduğu saptanan sakız ağaçları ise buraya apayrı bir değer katmaktadır.

                                                       Validebağ Korusundan Görüntü

2006 yılında Milli Eğitim Bakanlığı ile Üsküdar Belediyesi arasında yapılan bir protokol ile alanı korumak ve bakım-onarım yapmak üzere gerekli sorumluluk Üsküdar Belediyesi’ne verilmişti. Ancak Üsküdar Belediyesi 2009 yılına girerken koruluk alanı koşu parkuruna çevirme çalışmalarına başlamıştı. Sonuçta, burada Türkiye ve Avrupa Kros Şampiyonası düzenlenmiştir ki böyle bir organizasyonun koruyu fazlaca hırpaladığı belli olmaktadır.

Validebağ Korusu hala doğal yapısı içersinde koruluk, çalılık, otluk hatta bataklık olan bölgelere sahiptir. İçersinde dere bile vardır. Burası, çevrede binalar yokken leyleklerin ilkbaharda gelip kaldığı bir alandı. Doğal yapısı içersinde olduğu için koruda her çeşitte ve boyda kuş, kelebek, ateş böceği, sincap, kaplumbağa, kirpi, kurbağa, yılan, kertenkele gibi canlılar yaşayabilmektedir.

İdealtepe 50. Yıl Parkı:  1970 li yıllarda 85 dönümlük bir yeşil alandı. O yıllarda doğal koruluk, çalılık ve çayırlık idi. Sanırım içersindeki küçük bir bölüm şahısların mülkiyetinde imiş. Parkın çevresinde eskiden beri yaşayanlardan aldığım bilgilere göre 1973 yılında Cumhuriyetin 50. Yılı itibariyle İdealtepe 50. Yıl Korusu adı verilmiş.

1970 li yılların sonlarında her yerde olduğu gibi burada da gecekondular yapılmak istenmiş. O yıllarda var olan Küçükyalı Belediyesi yetkilileri gecekonducularla mücadele ederek alanın yeşil kalmasını sağlamışlar. İBB nin ilgili kurumunun sayfasında 79.898M2 olduğu yazıldığına göre sanırım bir kısmı çevresinde oluşturulan yollara gitmiş. Semt 1980 li yıllarda Küçükyalı Belediyesinin iptal edilmesi sebebiyle Maltepe Belediyesine bağlanmış. Dolayısıyla 50. Yıl Korusu da Maltepe Belediyesinin yetki alanına geçmiş.

                                                               İdealtepe 50. Yıl Parkı

2000 li yıllara kadar Koruluk Maltepe Belediyesinde idi. Biraz vahşi idi. Ama doğal yapısı içersinde olduğundan kekik kokuları gelirdi. Çalılıklarının içersinde her çeşit küçük kuşlar, kelebek, ateş böceği,  kaplumbağa, kurbağa, kirpi, kertenkele vs anlamında canlılar bulunurdu. Ancak güvenlik açısından zayıftı. Belediyenin koyduğu banklar kırılıyor, etrafa zarar veriliyordu. Yasa dışı insanlar kullandığı için karanlıkta parktan geçilemiyordu. Gündüz bile insanlar buradan geçmek için önce çevreyi gözleriyle kontrol etmek zorunda kalıyorlardı.

2000 li yıllarda Alan İBB nin yetkisine geçti. İBB burada park düzenlemesi yaptı. Alanın adı İdealtepe 50. Yıl Parkı oldu. Düzenlemeyi yaparken iş makineleri çalıştı. Bu çalışma bazı ağaçların zarar görmesine, kurumasına yol açtı. En önemlisi alanda çalılıklar kalktı, doğal çayırlık ve kekikliklerin yerine seralarda yetiştirilmiş çimler serildi. Yeni ağaçlar dikildi. Ayrıca ışıklandırıldı, yürüyüş yolları yapıldı, banklar vs kondu ve güvenlikçilerin koruduğu bir park oldu. 

                                                   İdealtepe 50. Yıl Parkından Görüntü

Semt halkı yeni durumdan hoşnuttur. Zira düzenlenen parkta artık geceleri bile köpeğini, çocuğunu gezdiren yalnız kadınlar görülebilmektedir.

Ancak düzenlemeden sonra birkaç yıl parka küçük kuşlar girmedi. Sadece karga, martı, saksağan kuşları göründü. Çalılıklar ortadan kalktığı için buralarda yuvalanan kaplumbağa, kirpi, kurbağa, kertenkele gibi canlılar tamamen kayboldu. Daha sonra küçük kuşlar yavaş yavaş gelmeye başladılar ama sanırım çalılık olmadığı için çevre apartmanların çatı aralarında yuvalanıyorlar artık. Eski tatları yok.

Bu iki yeşil alanı karşılaştırma yapmak için ele almak istedim. İdealtepe Parkı yaşanmış bir deneydir. Güvenli bir yeşil alan oluşturulmuştur. İçinde çocuk parkları da bulunan alandan insanlar mutlu bir şekilde yararlanmaktadırlar. Ancak doğal halini koruyarak güvenli hale getirilseydi daha iyi olmaz mıydı? Diye düşünüyor insan. Belki o yıllarda böyle bir şey yapmak zordu.

Orman, büyük ağaçların, çalıların, otların, mantarların, mikroorganizmaların ve her çeşit canlının yaşadığı bir ekosistemdir.

Koru, kentlerin içinde veya yakınında bulunan çevresi sınırlı küçük orman parçalarıdır.

Park, yerleşim alanlarında halkın gezip hava alması için düzenlenmiş ağaçlı, çiçekli yeşil alanlardır.

Bu tariflere dikkat edilirse ormanın ve korunun doğal alanlarda uzun sürede kendiliğinden oluşan ekosistem, parkın ise yerleşim alanlarında düzenlemeyle elde edilen bir nevi bahçe olduğu anlaşılacaktır. Ormanlarda ve korularda düzenleme yapıldığında doğanın doğallığı yok edilmektedir.

İnsan her yapılandan ders alarak biraz daha iyisini yapmalıdır. İdealtepe 50. Yıl Parkı örneğinden hareketle Validebağ Korusuna geçmek istiyorum. Validebağ Korusunda da düzenlemeler yapılmak istenmektedir. O durumda burası da park haline getirilmiş olacaktır. Uzun yıllarda oluşmuş ekosistem ortadan kaldırılmış olacaktır. Burada eğer güvenlik konusu sağlanmak isteniyorsa günümüzde kamera sistemi dâhil doğaya zarar vermeden çeşitli yöntemler araştırılarak uygulanabilir. Yerel yöneticiler çevrede yaşayanlarla birlikte bu yüzük taşı değerindeki alanın nasıl değerlendirileceğine karar vermelidirler.

Vaidebağ için düşünülecek en iyi proje burayı korumak üzerine olmalıdır. Validebağ Korusu Validebağ Parkı olmamalıdır.
ARİF ATILGAN MART 2015 MİMDAP



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder